Sayfalar
- Ana Sayfa
- ALLAH YOLUNDA FEDAKARLIK
- ALLAH VE RESÜLÜNE DAVET
- BİAT
- DUALAR VE İBADETLER
- ERKEK SAHABELER
- GÜNLÜK DUALAR
- HADİSİ ŞERİFLER
- HATİM DUASI
- İLMİHAL
- KADIN SAHABELER
- KURAN MUCİZELERİ
- NAMAZ HOCASI
- ORUÇ
- SALAVATLAR
- SÜRELER
- TESBİHAT
- YASİNİ ŞERİF
- ZİKİRLER
- VİDEOLAR
- YAZILI RESİMLER
- BİZ KİMİZ
- İLETİŞİM BİLGİLERİ
- Gizlilik Politikası
10 Ağustos 2016 Çarşamba
KAZA, KEFFARET, FİDYE, ISKAT-I SAVM
Ramazan ayında tutulamayan oruçların ve başlanıp da bozulan oruçların kaza edilmesi gerekir. Kur’an-ı Kerim’de; “İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar.” (Bakara 2/184) buyrulmaktadır. Kaza oruçlarının aralıksız tutulması hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla, kazaya kalan oruçlar, oruç tutulması yasak olan günler dışında, ardı ardına veya ayrı olarak tutulabilir. Ancak bu oruçların, geciktirilmeden bir an önce tutulması uygun olur. Çünkü bu bir borçtur, hemen ödenmelidir. Ayrıca insanın ne zaman öleceği de belli değildir.
Bozulan vacip ve nafile oruçların kazası gerekir mi?
Orucunu bilerek ve kasden bozmak Ramazanın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. Hz. Peygamber orucunu bu şekilde bozanların keffaret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir (Buhari, Savm, 30, Hibe 20, Nafakat, 13, Keffarat, 2-4; Müslim, Sıyam, 81). Yine Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bildirdiğine göre oruç kefareti, öncelikle bir köle azat etmektir, buna imkan bulunmadığında -ki günümüz şartlarında bu imkan fiilen ortadan kalkmıştır- iki kameri ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffaretin yanında ayrıca, bozulan o orucun da kaza edilmesi gerekir (Merğinani, el-Hidaye, I, 124-125).
Fakihlerin çoğunluğu, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu kadar fidye öder.” (Bakara, 2/184) ayetinden hareketle, mazeretli veya mazeretsiz oruç tutmamış ve kaza etmeden ölüm döşeğine düşmüş kimselerin oruç borçları için fidye ödenmesi vasiyetinde bulunmalarının müstehap olacağını söylemişlerdir. Eğer vasiyet etmişse mirasçıları malının üçte biri oranında bu vasiyeti yerine getirirler (Merğinani, el-Hidaye, I, 127; bkz. Serahsi, el-Mebsut, III, 100; İbn Kudame, Muğni, III, 82).
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Dünyanın gördükleri ve gerçekler
Dünya sadece görmek istediğini görüyor
-
Arapçası بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَد...
-
Resûlullah’tan birçok mucize gördükleri hâlde, Mekke müşrikleri ona inanmamakta ısrar ediyorlardı. Bununla da kalmayarak, Müslümanları...
-
Asr-ı Saadet’te nurlu bir ailede nur topu gibi bir çocuk dünyaya gelmişti: Habib bin Zeyd… Babası Asım el-Ensârî, Resûlullah’a Akabe’de...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum yaptığınız için teşekkürler