26 Nisan 2016 Salı

BEDİR-AKABE

   
BEDİR AKABE VE BEY'ATU'R-RIDVANA KATILANLARIN FAZİLETLERİ

4469- Rifa'a İbnu Rafi'ez-Züraki radıyullahu anh anlatıyor: " Cibril aleyhisselam, "Resülullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek :
" içimizdeki bedir ehlini ne addediyorsunuz ?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Müslümanların en faziletlisi;" buyurdu. Cebrail:
"Biz de bedir'e katılan melekleri öyle (en faziletlimiz) biliyoruz!" dedi. Rifa'a radıyullahu anh da Bedir ehlindendir. Rafi' ise Akabe ehlindendir ve oğluna:
"Akabe bey'atlerinde hazır bulunmam yerine Bedir'de hazır bulunmuş olmam beni sevindirmez!" dedi."
Buharı, Mecazi 11.
4470- Hz. Ebu Hüreyre radıyullahu anh: " Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
" Allah Teala Hazretleri, Bedir  Ehli(nin yaptığı fedakarlık ve ihlasları)na muttali oldu da:
"Artık ne isterseniz yapın. Ben sizi affetmişim!" buyurdu. "
Ebu Davud, Sünnet 9, (4654).
4471- Hz. Cabir radıyullahu anh anlatıyor ki: " Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "(Hudeybiye'de) ağaç altında Bey'at edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecek tir."
Müslim, Fezailu's-Sahabe 163, (2496); Ebu Davud, Sünnet 9, (4653); Tirmizi, Menakıb, (3859).

  BEDİR EHLİ
5992- Hz. Ebu Hüreyre radıyullahu anh anlatıyor: " Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Ashabıma sebbetmeyin. Nefsimi elinde tutan Zat-ı Zülcelal'e yemin ederim ki, şayet sizden biri, uhud dağı kadar çok altın infak etse, ashabımdan  birinin bir müdd hatta onun yarısı kadarki infakına, sevapta yetişemez." 


           BİNA
400-İbnu Ömer (radıyullahu anh) anlatıyor: " Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselam)'la beraber iken kendi elimle bir ev yapmıştım.
Bu ev beni yağmura karşı korumaya , güneşe karşıda gölgelemeye yetiyordu. Bunun inşaasında Cenab-ı hakkın mahlukayından hiçbirinin yardımını da görmemiştim."
401-Bir başka rivayette: "Resülullah aleyhissalatu vesselam'ın vefatından beri tuğla üzerine tuğla bırakmış değilim " der.
Buharı, İsti'zan, 53; İbnu Mace , Zühd 13, (4162).
402-Kays İbnu ebi  Hazım radıyullahu anh anlatıyor: " Habbab İbnu'l-Eret radıyullahu anha geçmiş olsun ziyaretine geldik. Karnına tam yedi yerden dağ vurmuştu. Bize: " Bizden önce gelip geçen arkadaşlarımız varya, dünya onların sevaplarından hiçbir şey noksan ulaştırmadı. Biz ise onlardan sonra öyle dünyalığa erdik ki, koruyacak yer bulamayarak toprağa ( bina inşaatına) yatırdık. Halbuki sıkıntı dönemde, ( öyle anlar oldu ki) eğer Resülullah aleyhissalatu vesselam yasaklamasaydı, ölmeyi yemeni edecektik " dedi. Bir başka gelişlerimizde , Habbab'ı kendine ait bir duvarı inşaa ederken görmüştük de şöyle buyurmuştu : "Müslüman harcadığı her şey için sevaba erer, ancak şu inşaat işi hariç."
Buhari, Marda 19, Da'avat 30, Rikak 7, Temenni 6; Müslim, zikr 12, (2681): Nesai Cenaiz 2, (4, 3-4).
403- Hz. Enes radıyullahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:" Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur."
Tirmizi, Kıyamet 41, (2484)
404-Yine Hz. Enes radıyullahu anh anlatıyor: " Bir gün Resülullah aleyhissalatu vesselam yanında biz olduğumuz halde ( gezintiye) çıktı. Derken, etrafındaki binalara rağmen ( daha yüksek olduğu için) sivrilen bir kubbe görmüştü: " Bu da ne?" diye sordu."Ensardan falancaya ait" dedi. Resülullah aleyhissalatu vesselam sükut buyurdu, ancak binaya karşı içinden hoşnutsuz olmuştu. Bir müddet sonra, sahibi geldi. Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam yüzünü çevirdi ve selamını almadı. Tekrar tekrar selam verdi ise de aynı şekilde davranarak selamını almadı ki Resülullah aleyhissalatu vesselam kendisine kızgındır ve yüz çevirmektedir. Durumu arkadaşlarına açarak: " Allah'a kasem olsun, Resülullah aleyhissalatu vesselam'ın bakışını iyi bulmuyorum. Hakkımda ne olup bitti, bilemiyorum da dedi. Kendisine: " Gezinirken kubbeni gördü. "Bu kimin?" dedi. Sana ait olduğunu haber verdik" dediler.
Adam hemen dönüp kubbesini yıktı, öyle ki yerle bir etti. Resülullah aleyhissalatu vesselam bir başka gün yine gezintiye çıktı. Kubbeyi göremeyince : "Kubbeye ne oldu?" diye sordu.
Kubbe sahibiyle olup biten gelişmeler haber verildi. Bunun üzerine Resülullah aleyhissalatu vesselam " Bilin ki, zaruri  olmayan her bina sahibine bir ve vebaldir" buyurdu.
Ebu Davud, Edeb 169, (5237)
405- Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs radıyullahu anh anlatıyor: " Ben ahşab evimi  tamir için çamurlamakla meşguldüm. Resülullah aleyhissalatu vesselam bana uğradı ve : " Bu da ne Ey Abdullah?" buyurdu ben : " Evin tamiriyle meşgulüm" dedim. "Ölüm(ün gelmesi) ve bu ev(in yıkılmasın)dan daha çabuktur" buyurdu.
Bir rivayette : " Ben emr-i Hakk'ın gelmesini bun(un yıkılmasın)dan daha çabuk görüyorum " buyurmuştur.
Ebu Davud, Edeb 169, (5235), (5236),; Tirmizi, Zühd 2t, (2336); İbnu Mace, Zühd 13, (4160).
406- Dükeyn İbnu Said el-Müzeni radıyullahu anh anlatıyor; "Yiyecek istemek üzere Resülullah aleyhissalatu vesselam'a ugradık. Hz. Ömer radıyullahu anh'a seslenerek " Ey Ömer git, istediklerini ver" emretti. Hz. Ömer bizi bir odaya çıkardı. Hücresinde anahtarı çıkardı ve kspıyı açtı."
Ebu Davud, Edeb 17, (5238).
407-Ebu Hüreyre radıyullahu anh anlatıyor: " Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Yol hususunda ihtilaf ederseniz genişliğini yedi zira' yapın."
Buharı, Mezalim 29; Müslim, müsakat 243, (1613); Tirmizi, Ahkam 16, 20, (1355); Ebu Davud, Akdiye 31, (3633), İbnu Mace, Ahkam 16, (2338).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için teşekkürler